BASINDAN YAZILAR
‘Naylon’un Faturası Muhasebeciye / Yusuf Keleş - MuhasebeTR

‘Naylon’un Faturası Muhasebeciye / Yusuf Keleş

 Geçtiğimiz hafta ülkemizin mali hayatına bir hastalık gibi yerleşen naylon fatura olgusuna ciddi manada darbe vuracak bir düzenleme getirildi.

 

 

Şimdiye kadar naylon fatura düzenlemeyi itiyat haline getiren kişiler, tespit edildikleri an başka bir vergi dairesine giderek yeni mükellefiyet tesis ettiriyor ve naylon fatura düzenlemeye devam ediyordu. Artık sahte fatura düzenlediği vergi inceleme raporuyla tespit edilen mükelleflerin yeniden mükellefiyet tesis ettirmesi için teminat yatırması gerekecek. Ayrıca bu kapsamdaki kişi veya şirketler Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslara göre kamuoyuna duyurulacak. Şimdiye kadar çok yoğun şekilde bu yönde gelen talepler vergi mahremiyetini ihlal etme çekincesiyle cevap bulmuyordu. Yeni düzenleme ile bu duyuruların vergi mahremiyetini ihlal etmeyeceği hüküm altına alındı. Sahte fatura düzenleme suçu tüzel kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse, bunlar da duyurulacak. Böylece mükelleflerin şirketlerin sahte fatura düzenleyicisi olduğunu bilmedikleri yönündeki savunmaları da zayıflamış olacak.

    Yeri gelmişken hatırlatayım ki; yetkililerin çoğu aslında mükelleflerin sahte faturaları bilerek kullandıklarını düşünüyor. Ancak cezai müeyyidenin ağırlığı ve mali barışın bozulmaması adına genelde raporlarda, kanunda yeri olmasa bile, sahte faturaların bilmeden kullanıldığı işleniyor. Böylece mükelleflere uzlaşma yolu açılarak hazineye vergi girmesi sağlanıyor ve mükelleflerin hapis cezasıyla yargılanmalarının önüne geçiliyor.

İştirak eden muhasebeciler meslekten alıkonulacak

Vergi Usul Kanunu’na eklenen bir madde ile sahte fatura düzenledikleri için mükellefiyetleri vergi dairesince re’sen terkin edilmiş olan mükelleflerin, yeni mükellefiyet tesis taleplerinin yerine getirilebilmesi için teminat uygulaması getirildi. Başkaca bir faaliyeti olmadan sadece sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirenlerin bu durumu vergi incelemesine yetkili olanlarca raporla tespit edilirse bu mükelleflerin kaydı vergi dairesince silinir. Bu hüküm çerçevesinde mükellefiyeti re’sen sona erdirilenler, tekrar işe başlamak isterlerse öncelikle tüm vergi borçlarının ödenmiş olması istenecek.

    Sahte fatura düzenlediği tespit edilen ve bu yüzden mükellefiyeti terkin edilenlere iştirak ettiği ortaya çıkan mali müşavirler de 3 yıl boyunca geçici olarak mesleki faaliyetten alıkonulacak. 3 yıllık cezadan sonra tekrar faaliyete başlamak isteyen meslek mensuplarından, benzer şekilde teminat istenecek. Aynı suçu işleyen veya iştirak eden serbest muhasebeci veya yeminli mali müşavirlerin meslekten çıkarılma cezası ile cezalandırılması gündeme gelecek.

    Yeni mükellefiyetin tesisi için 75.000 TL’den az olmamak üzere, düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’u tutarında teminat verilmesi şartı getirildi. Teminat; doğrudan para, teminat mektubu veya kamu borçlanma senetleri şeklinde yatırılabilecek. Teminat alınan mükelleflerin, teminatın alındığı tarihten sonra tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen vergi borçlarının tutarı alınan teminat tutarının % 10’unu aşması halinde, teminat paraya çevrilerek mükellefin borçlarına mahsup edilecek. Bu durumda ayrıca mükelleften teminat tutarını tamamlaması istenecek. Alınan teminatlar ayrıca müteakip yıllarda benzer suçlar işlenmesi halinde çıkacak vergi ve cezaların ödemesinde kullanılacak. Sahte fatura düzenlediği veya bu fiillere iştirak ettikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporla tespit edilenler, fiilin işlendiği tarihten itibaren 6 yıl boyunca hiçbir surette vergi teşvik ve desteklerinden faydalanamayacak.

    Bu kapsama serbest meslek erbabı, şahıs işletmelerinde işletme sahibi, adi ortaklıklarda ortaklardan her biri, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcileri, yönetim kurulu üyeleri ve düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenler toplu olarak giriyor.

    Ancak genel olarak naylon fatura organizasyonu yapanların, şirket ortakları ve müdürlerini işsiz güçsüz, maddi yokluk içerisinde olan kişilerden seçtiğini biliyoruz. Bu yüzden getirilen yeni düzenlemenin netice alması için inceleme raporlarının ayrıntılı düzenlenmesi ve organizasyonun arkasındaki isimlerin tespit edilmesi gerekir.

Kefalet için eş rızasına istisna getirildi

Bilindiği gibi geçtiğimiz yıllarda Borçlar Kanunu’nda yapılan düzenleme ile ailelerin dağılmasına, evliliklerin bitmesine sebep olan habersiz borçlanmaların önü kapatılmaya çalışıldı. Getirilen düzenleme ile eşlerden birinin ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği hüküm altına alınmıştı. Bu düzenleme belki eşleri memnun etti ama ticari işlemlerin ağır yürümesine hatta tıkanmasına da sebep oldu. Bu yüzden çıkarılan torba kanuna eklenen bir hükümle esnaf ve tüccarın bazı kefaletlere eşinin rızası olmadan imza atabilmesinin önü açıldı. Kısaca bahsetmek gerekirse ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticileri ile mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletlerde eş rızası aranmayacak. Ayrıca kamu bankalarından alınan krediler ve tarım için kamu kurumlarından alınan kredilerde de eş rızası aranmayacak.

 

(Kaynak: Zaman Gazetesi | 16.04.2013)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM