BASINDAN YAZILAR
İzmir İktisat Kongresi’nin Ardından / Osman Arıoğlu - MuhasebeTR

İzmir İktisat Kongresi’nin Ardından / Osman Arıoğlu

 İzmir’de 30 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında “küresel ekonomik yeniden yapılanma sürecinde Türkiye ekonomisi” ana teması ile düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’ne yoğun bir ilgi vardı. Cumhuriyet tarihi boyunca 5’ncisi yapılan kongre aynı zamanda Ak Parti hükümetleri döneminde düzenlenen ikinci kongre oluyordu. Bu defaki kongre Dünya Bankası Başkanı ve bazı yabancı akademisyenleri bir kenara bırakırsak yabancı konuk yönünden biraz zayıf kaldı denilebilir.
Kongrede birbirinden ilgi çekici konu başlıkları tartışıldı. Neredeyse tüm oturumlara ilgi yoğundu. Birçok oturumda salona sığmadığından ayakta kalan izleyiciler oldu. Bunda belki de zamanlamanın olumlu katkısı vardı. Gerçi İzmir’de gezmek için uygun bir hava durumu söz konusuydu ama yine de katılımcılar kongre izlemeyi tercih etmişlerdi.
Oturumlarda kamunun yeniden yapılanma süreci dünya gelişmeleri ışığında masaya yatırılırken, Türkiye ekonomisinin rekabet gücünün geliştirilmesine yönelik politikalar da tartışıldı. Özellikle kamuya ve hantal bürokratik yapıya yönelik en haklı eleştirilerin Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı tarafından dile getirilmesi de hem anlamlı hem de yerinde bir özeleştiri olarak kayıtlara geçti.
Türkiye ekonomisinde düşük tasarruf oranının artırılmasına yönelik görüşlerin dile getirildiği bir oturumda, Türkiye’deki gayrimenkul fiyatlarının AB ülkelerine göre 1/4 oranında daha düşük olduğu, bu fiyatların yukarı çıkması ile oluşacak artı gelirin tasarruf oranının artırılması için önemli bir kaynak teşkil edeceğine yönelik görüş bize ilginç geldi. Bizdeki fiyatlar gelişmiş AB ülkelerine göre önemli ölçüde düşük sayılabilir ama fert başına gelir veya hayat standardı göstergelerini dikkate aldığımızda aradaki marj öyle 1/4 falan değil, en fazla yarı yarıya veya bazı ülkelere göre biraz daha ucuz diyebileceğimiz bir noktada bulunuyor. Üstelik gayrimenkul satışlarından önemli tasarruf katkısının sağlanmasının yolu bu gayrimenkullerin yabancılara satışı ile gerçekleşebilecektir. Bu nedenle fiyat aralığından ziyade üretilen gayrimenkullerin alıcılarının kim olduğu daha önemli diye düşünüyorum. Yabancıya gayrimenkul satışı için de genel siyasi ortamın ve uluslararası konjonktürün son derece önemli olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Özellikle komşu ülkelerdeki sıkıntıların sona ermesinin Türkiye gayrimenkul sektörüne önemli bir katkı sağlayacağı çok açıktır.
Kongrede Merkez Bankası’nın rolü ve uyguladığı politikalar konusunda da farklı görüşler tartışıldı. Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı dışında başka alanlarla ilgilenmemesi gerektiği yönünde ısrarlı görüşler ileri sürüldü. Ancak özellikle kur politikasının düşük kur odaklı devam etmesine yönelik eleştiriler yapılırken, yüksek kurun hem enflasyon hem de ithalata nazaran ihracat fiyat esnekliğinin daha yüksek olması bu nedenle de kur artışının ihracatçı açısından fiyat indirimi olarak yansıması gerçeği ortadayken düşük değerli TL’nin ekonomik dengelere beklenildiği kadar katkı sağlayamayacağı ortadadır.
Kongrede eğitim konusu ve nitelikli insan gücünün gereği vurgulandı. Türkiye’nin stratejik sektörlerinde temel politikalar konusunda görüşler dile getirildi. Özellikle teşvik politikalarında selektif olunmasının önemi anlatıldı.
Belki izleyici açısından tamam işte bu dedirtecek ölçüde yeni görüşler ortaya çıkmadı, hatta bazı oturumlarda önceden yeterince hazırlık yapmadığı belli olan konuşmacılar da dikkat çekti. Ancak gerek izleyenlerin ilgisinin son güne kadar devam etmesi gerekse çözüm arayışlarının sürmesi açısından hatırlarda kalacak başarılı bir kongre oldu.

(Kaynak: İto Gazetesi | 09.11.2013)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM